10 Ekim 2015 Cumartesi

TANRI ÖLDÜYSE HER ŞEY MUBAHTIR....İVAN KARAMAZOV

TANRI ÖLDÜYSE HER ŞEY MUBAHTIR….
İVAN KARAMAZOV :

Müthiş bir söz. “Tanrı öldü” demiyor, “tanrı öldüyse” diyor. Burada bir agnostisizm var. Emin değil. Fakat “eğer öyleyse, o zaman ahlak denen şey ortadan kalkar” demeğe getiriyor. Güzel ama tanrının öldüğünden emin olmadığına göre her şeyin mubah olup olmadığı da şüpheli. Tam Dostoyevski ‘ye yakışır bir söz. İvan Karamazov  belki bu sözü inançsızlığına bir mazeret aramak için dile getiriyor, ama aslında çok temel bir tartışmayı ortaya koyuyor. “Tanrı ölmediyse ahlak vardır” mı ?, yoksa “tanrı öldüyse bile ahlak vardır” mı ? Karamazov’un sözleri çok kesin bir hüküm gibi görünse de, tanrının ölüp ölmediği noktası net olmadığından ahlaka yönelik hüküm de muğlak kalıyor. Kaldı ki, Karamazov ahlakı tanrıya bağlıyor, bu bir çelişki. Belki yüzyılların dini etkilerinden doğmuş bir şartlanma. “Tanrı yoksa din de yoktur, din yoksa onun getirdiği ahlak ilkeleri de yoktur”…. Öyle mi gerçekten ? Tanrı ölürse “vicdan” yok mu olur ? Vicdanın olduğu her yerde ahlak mutlaka var olacak değil midir ?  Vicdan sadece bir tanrı korkusu mudur, yoksa daha derinlerde, çok insani bir içgüdü müdür ? Bir ateist ille de ahlaksız mıdır ? Eğer öyle değilse ahlakın “tanrı” dan bağımsız olduğu söylenemez mi ? Bütün dinler az çok birbirinin aynı temel ahlak kuralları getirmişlerdir. Ancak bu kurallar nereden çıkmıştır ? Bunlara sadece “tanrının emirleri” demek yeterli midir, yoksa insan soyunun içinde ta başından beri var olan “vicdan”ın  tanrılar ağzından söylenişi olarak daha bağlayıcı bir nitelik kazanması mı istenmiştir ? Yüzyıllar içinde gelişerek, kaynaşarak  yaygınlaşan ahlak kuralları  gerçekten “kural” mıdır, yoksa insanın içinde zaten var olan vicdanın  dini ifadesi midir ? Eğer öyleyse, o takdirde İvan Karamazov’un “tanrı öldüyse her şey mubahtır” sözü yanlıştır.  Ama burada “öldüyse” sözcüğü  ağırlıklı bir anlam taşımaktadır. Her şey o “eğer” e bağlanabilir. Ve bunu da şimdiye kadar bilen olmadı…Dostoyevski’nin bir kahramanına söylettiği agnostik bir cümle bakın ne kadar derinlere giden bir tartışma açabiliyor. Hatta daha derinlemesine de tartışılabilir. Yazarın  büyüklüğü denen şey de  bu herhalde….

Asuman Yücel, İst. , Ağustos 2013.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder